Lazer Epilasyonda Kullanılan Lazer Türleri

Lazer Epilasyonda Kullanılan Lazer Türleri

Lazer Epilasyonda Kullanılan Lazer Türleri

1. Ruby Lazer Epilasyon Sistemi

Ruby (yakut) lazer epilasyon sistemi, kalıcı epilasyon için kullanılan ilk sistemdir.

Bu sistem 694 nm dalga boyunda kısa bir ışık üretir ve melanin pigmentini hedef alır. Bu nedenle açık renkli ve ince tüylerin giderilmesinde etkilidir. Ancak koyu ten rengine sahip kişilerde kullanılmaz.

Bu lazerin avantajı, lazer darbeleri arasında uzun aralıklar olmasıdır; bu da rahatsızlığı azaltır ve işlemi daha az acılı hale getirir.

Dezavantajı, tekrar hızının yavaş olmasıdır; bu nedenle seans süresi diğer sistemlere göre daha uzundur.

Ruby lazer küçük bölgelerdeki uygulamalar için uygundur [3–5].

2. Alexandrite Lazer Epilasyon Sistemi

Alexandrite lazer, lazer epilasyonda en hızlı sistemlerden biridir.

755 nm dalga boyunda çalışır ve açık ila buğday ten rengine sahip bireylerdeki kıl foliküllerindeki melanin pigmentini hedef alır.

Geniş bölgeleri (örneğin sırt) kısa sürede (yaklaşık 30 dakikada) tedavi edebilir.

Hızlı atış yaptığı için diğer sistemlere göre daha ağrılı olabilir.

Yeni geliştirilen cihazlarda soğutma sistemleri bu rahatsızlığı azaltmakta ve hasta konforunu artırmaktadır [3–5].

3. Diyot (Diode) Lazer Epilasyon Sistemi

Diyot lazerler, lazer epilasyon alanında geliştirilen daha yeni sistemlerdir.

Yarı iletkenlerden (diyotlardan) oluşan bir enerji kaynağına sahiptir. Bu kaynak 800–810 nm dalga boyunda bir lazer ışını üretir ve bu ışık kıl folikülüne daha derin nüfuz eder.

Diyot lazerler koyu tenli kişilerde genellikle güvenli kabul edilir.

Kalın veya sert tüylerin giderilmesinde (örneğin erkeklerde sırt veya göğüs kılları) oldukça etkilidir.

Bu nedenle günümüzde en çok tercih edilen sistemlerden biridir [3–5].

4. Nd:YAG Lazer Epilasyon Sistemi (Neodymium-doped Yttrium Aluminum Garnet)

Nd:YAG lazer sistemi, estetik lazer teknolojisinin en gelişmiş sistemlerinden biridir.

Sadece epilasyon değil, aynı zamanda dövme silme, cilt yenileme ve güneş hasarı tedavisinde de kullanılır.

Nd:YAG cihazları iki farklı dalga boyu üretir:

1064 nm: cilt yüzeyinin altındaki derin kıl köklerini hedef alır,

532 nm: yüzeye yakın folikülleri etkiler.

1064 nm dalga boyunda karbon, melanin pigmentinden daha iyi bir ışık emicisidir. Bu nedenle tedavi öncesinde karbon losyonu cilde uygulanır.

Lazer bu karbonu hedef aldığı için, Nd:YAG lazer tüm cilt tiplerinde, hatta bronzlaşmış tenlerde bile güvenle kullanılabilir [3–5].

5. Yoğun Atımlı Işık (IPL)

IPL (Intense Pulsed Light), teknik olarak lazer değildir ancak benzer şekilde çalışan yoğun ışık darbeleri kullanır.

Melanin tarafından emilen ısı enerjisi ile foto-termoliz adı verilen bir süreç başlatır.

En büyük avantajı, dalga boyu, enerji seviyesi ve atım süresinin kişiye özel olarak ayarlanabilmesidir [3–5].

Lazer Epilasyonla İlgili Komplikasyonlar

Erken (Ani) Komplikasyonlar

Günümüzde lazer kaynaklı yanıklar oldukça yaygındır.

Birinci derece yanıklar: hafif olup genellikle özel tedavi gerektirmez, kendiliğinden iyileşir.

İkinci ve üçüncü derece yanıklar: kabarcık oluşumu, ciltte renk değişikliği (pigmentasyon) ve skar (yara izi) bırakabilir [6].

2. Kabarcık (Bül) Oluşumu

Genellikle ikinci derece yanık sonucu ortaya çıkar.

Deneyimsiz veya yetersiz eğitimli kişilerin uyguladığı lazer işlemlerinde görülür.

Ağrılıdır ve tedavi edilmezse yara izi veya kalıcı renk değişikliğine neden olabilir [6].

Cildin koyulaşması anlamına gelir. Genellikle 3 ay içinde geçer, ancak 6–8 aya kadar sürebilir.

Daha çok koyu tenli kişilerde ve yüksek enerjiyle yapılan işlemler sonrası görülür.

Soğutma ve uygun enerji düzeyi kullanımıyla önlenebilir [6].

Cildin açılmasıdır. Lazer ışığının saç folikülü yerine kısmen cilt tarafından emilmesi sonucu meydana gelir.

Melanin üretiminde dengesizlik oluşur.

Genellikle geçicidir (yaklaşık 2 ay), ancak bazı ciddi vakalarda kalıcı olabilir [6].

5. Skar (Yara İzi) Oluşumu

Yanık sonrası uygunsuz lazer kullanımı nedeniyle ortaya çıkar [6].

Lazerin kıl folikülünü tahriş etmesi sonucu hafif kanama veya kabuklanma görülebilir.

Genellikle içe dönük tüyleri olan kişilerde olur.

Aşırı lazer uygulaması en sık nedenidir [6].

7. Purpura (Cilt Altı Morarma)

Cilt altındaki kılcal damar kanamalarına bağlı morluk veya döküntülerdir.

Geçicidir, 3–5 gün içinde kaybolur.

Bronz tenli kişilerde daha sık görülür; bu nedenle bronz cilde lazer uygulanması önerilmez [6].

8. Cilt Tahrişi ve Eritem (Kızarıklık)

Lazer sonrası geçici kızarıklık, şişlik veya hassasiyet oluşabilir.

Genellikle birkaç saat içinde veya buz uygulaması sonrası geçer [7].

Geç (Sonraki) Komplikasyonlar

Kıl köklerinin iltihaplanmasıdır.

Ortada kıl bulunan kırmızı sivilceler şeklinde görülür.

Kaşıntı ve yanma hissine yol açabilir.

Özellikle lazer epilasyon yaptıran erkeklerde daha yaygındır [8,9].

Kızarıklık, şişlik, kaşıntı ve bazen kabarcıklarla görülen bir cilt iltihabıdır.

Genellikle yüz ve ayak bölgelerinde oluşur.

Kaşınmadığı sürece genellikle 1 gün içinde iyileşir.

3. Parodoksal Hipertrikozis

Nadir görülen (yaklaşık %0,6–10) ancak özellikle Asyalı ve Akdeniz kökenli bireylerde daha sık rastlanan bir durumdur.

Lazer epilasyondan sonra bazı bölgelerde (özellikle yüz ve boyun) tüy artışı meydana gelir.

Kesin nedeni henüz bilinmemektedir [9,10].

4. Fox-Fordyce Hastalığı

Ter bezlerinin nadir görülen iltihabi bir hastalığıdır.

Lazer epilasyon sonrasında, özellikle koltuk altı bölgesinde ortaya çıkabilir.

Lazerin kıl folikülünü çevreleyen yapıları zedelemesi sonucu gelişir.

Lazer Epilasyonun Anında (Erken) Komplikasyonları

Lazer epilasyonun ardından ortaya çıkabilen erken komplikasyonlar, genellikle işlem sırasında uygulanan enerji miktarı, cilt tipi ve kullanılan lazer türü gibi faktörlere bağlı olarak gelişir.

Bu komplikasyonlar arasında en sık görülenler yanıklar (burns), eritem (erythema), palpabl purpura ve soğuk ürtiker (cold urticaria) olarak sınıflandırılır.

Yanıklar, lazer enerjisinin ciltte aşırı ısı oluşturmasıyla meydana gelir ve farklı derecelerde olabilir. Yanıklar sonucunda hipo- veya hiperpigmentasyon (ciltte renk açılması veya koyulaşması), kabarcık oluşumu (blistering), skar (yara izi) oluşumu ve kabuklanma (crusting) gibi ikincil reaksiyonlar da gelişebilir.

Eritem, tedavi edilen bölgede geçici kızarıklık ve hafif ödem şeklinde görülürken, palpabl purpura, cilt altında küçük damarların hasarına bağlı morluklar şeklinde ortaya çıkar ve genellikle birkaç gün içinde kendiliğinden kaybolur.

Soğuk ürtiker ise lazer uygulamasına bağlı olarak gelişen nadir bir aşırı duyarlılık reaksiyonudur ve tedavi edilen bölgede kaşıntılı kabarıklıklarla karakterizedir.

Bu erken komplikasyonların çoğu geçicidir ve uygun soğutma, cilt bakımı ve medikal destekle kısa sürede iyileşir.

Olgunlaşma (Maturation) ve Fox-Fordyce Hastalığı

Fox-Fordyce hastalığı, ter bezi içeren bölgelerde görülen, kaşıntılı, cilt renginde foliküler papüller ile karakterize nadir bir iltihabi durumdur. Bu hastalık genellikle lazer epilasyon sonrasında gelişir ve apokrin ter bezlerinin tutulumu ile ilişkilidir [11].

Lökotrikya (Leukotrichia)

Lökotrikya, bilimsel olarak beyaz saç veya kıl oluşumu anlamına gelir. Bu komplikasyon, lazer ışınının kıl folikülü tarafından aşırı emilmesi sonucu melanositlerin tahrip olması ve dolayısıyla melanin azalması veya yokluğu nedeniyle ortaya çıkar.

Bu durum geçici veya kalıcı olabilir.

Bromhidroz, terin ciltteki bakterilerle temas etmesi sonucunda oluşan kötü kokulu vücut kokusu durumudur. Bu süreçte, kokuyu oluşturan bakteriler genellikle kıl köklerinde kolonileşir. Lazerle tüylerin giderilmesinden sonra bakteriler bu kez cilt yüzeyine yerleşerek cilt florasında değişime ve artan kokuya neden olabilir [12].

Hiperhidroz ise aşırı terleme olarak tanımlanır. Lazer epilasyon sonrası en az 24 saat boyunca egzersiz yapmak veya sıcak duş almak önerilmez. Aksi halde, bu durum enfeksiyon veya içe dönük tüy oluşumu (kıl batması) riskini artırabilir [13] (Bkz. Şekil 2).

Gözle İlgili Komplikasyonlar (Ocular Complications)

Lazer uygulamaları gözde geri dönüşümlü veya kalıcı hasarlara neden olabilir. Literatürde lazer işlemleri sonrasında üveit (uveitis), iritis ve iris atrofisi vakaları bildirilmiştir.

Bu komplikasyonlar, lazer ışınının gözün farklı katmanlarına nüfuz etmesi ve maruz kalan dokularda hasar oluşturması sonucu meydana gelir.

Bu nedenle, lazer işlemleri sırasında koruyucu göz ekipmanlarının kullanılması kesinlikle önerilir ve zorunludur [13].

Ekipman Kaynaklı Tehlikeler (Equipment-Related Hazards)

Lazer cihazları birçok farklı amaçla kullanılan güçlü tıbbi araçlardır; ancak doğru kullanılmadıklarında hastalar için ciddi riskler oluşturabilirler.

Bu nedenle lazer epilasyon işlemleri yalnızca eğitimli profesyoneller tarafından yapılmalıdır. Cihazlar karmaşık yapıdadır ve yanlış kullanım ciltte yanıklara veya diğer hasarlara yol açabilir.

Ekipmanı kullanan uzman, cihazla ilgili komplikasyonları önlemekle sorumludur.

Lazer odasında bulunan herkesin koruyucu güvenlik ekipmanları (gözlük, eldiven, örtü vb.) kullanması gerekir. Ayrıca lazer odasına erişim kontrollü olmalı, cihazın güvenlik testleri düzenli olarak yapılmalı ve lazer kullanımı sürekli denetlenmelidir.

Lazer Güvenliği (Laser Safety)

Oda sıcaklığının aşırı artması (aşırı ısınma) önlenmelidir.

Oksijen tüpleri veya açık oksijen çıkışları son derece dikkatli bir şekilde kullanılmalıdır.

Alkol bazlı temizleyiciler lazer işlemleri sırasında kullanılmamalıdır.

Elektriksel tehlikelerden kaçınılmalıdır.

Lazer uygulanmayan kıl bulunan bölgeler nemli gazlı bezle kapatılmalıdır.

Lazer kullanılmadığı zamanlarda cihaz bekleme modunda (standby mode) tutulmalıdır.

Lazer Epilasyonun Geç (Geç Dönem) Komplikasyonları [14]

Lazer epilasyon sonrasında ortaya çıkabilen geç dönem komplikasyonlar, tedaviden birkaç gün ya da hafta sonra gelişebilen reaksiyonları kapsar. Bu komplikasyonlar genellikle cilt yapısı, kullanılan lazer tipi, uygulama parametreleri ve tedavi sonrası bakımın yeterliliğine bağlı olarak değişir.

En sık görülen geç komplikasyonlardan biri folikülit, yani kıl köklerinin iltihaplanmasıdır. Bu durum kızarıklık, küçük püstüller ve kaşıntı ile kendini gösterir.

Kontakt dermatit, özellikle yüz ve ayak bölgelerinde kızarıklık, şişlik ve kaşıntı ile seyreden bir başka inflamatuar reaksiyondur.

Parodoksal hipertrikozis, nadir görülmekle birlikte, özellikle yüz ve boyun bölgelerinde tüy artışı şeklinde ortaya çıkar.

Fox-Fordyce hastalığı, apokrin ter bezlerinin tutulumu sonucu gelişen ve kaşıntılı, cilt renginde papüllerle seyreden bir durumdur.

Lökotrikya, lazerin kıl köklerindeki melanositleri tahrip etmesi sonucu melanin kaybına bağlı olarak beyaz kılların oluşmasıdır.

Hiperhidroz (aşırı terleme) ve aksiller veya inguinal bromhidroz (kötü kokulu terleme) da bazı hastalarda görülebilen diğer geç komplikasyonlardır.

Son olarak, oküler komplikasyonlar (gözle ilgili hasarlar) uygun koruma kullanılmadığında ortaya çıkabilir ve geç dönemde kalıcı etkiler bırakabilir.

Bu komplikasyonların çoğu uygun önlemler, doğru lazer parametreleri ve dikkatli postoperatif bakım ile önlenebilir veya hafifletilebilir.

Kontrollü Alan Erişimi (Controlled Access to Laser Rooms)

Lazer odalarına yalnızca yetkili kişiler erişim sağlamalıdır. Lazer odasında yansıtıcı materyaller kullanılmamalıdır; işlemden önce hastalardan metal zincir, takı veya süs eşyalarını çıkarmaları istenmelidir.

Acil durumlar için kolay ulaşılabilir bir acil kapatma düğmesi (emergency switch-off button) bulunmalıdır [13].

Personel Güvenliği (Personnel Safety)

Kontrollü erişim alanlarında hem hasta hem de hekim için göz koruması zorunludur.

Kullanılan koruyucu ekipman, cihaz üreticisinin önerilerine uygun olmalıdır [15].

Komplikasyonları Önlemeye Yönelik Koruyucu Önlemler (Preventive Measures to Prevent Complications)

Lazer epilasyon uygulaması sırasında bazı önlemlerin alınması büyük önem taşır. Bu önlemler uygulandığında en iyi sonuçlar elde edilir; ihmal edildiklerinde ise çeşitli komplikasyonlara yol açabilir.

1983 yılında Parrish ve Anderson, selektif fototermoliz (selective photothermolysis) teorisini ortaya koymuştur.

Bu teoriye göre, lazerin dalga boyu hedef dokudaki kromofor tarafından tamamen emilmeli, çevredeki doku tarafından emilmemelidir.

Bu nedenle lazer, ısı gevşeme süresine (Thermal Relaxation Time - TRT) eşit veya daha kısa bir atım süresiyle uygulanmalıdır.

(TRT, bir objenin sıcaklığının %50 oranında düşmesi için gereken süredir.)

Eğer lazerin uygulama süresi TRT’yi aşarsa, enerji çevredeki dokulara yayılır ve doku hasarı meydana gelir.

Sadece TRT değil, fluence (enerji yoğunluğu) da doku hasarında önemli rol oynar.

Hedef dokuda doku hasarı oluşturmak için ulaşılan fluence değeri eşik fluence değerine eşit veya üzerinde olmalıdır.

Bu enerji kontrolü iki temel parametreyle sağlanabilir: dalga boyu (wavelength) ve atım süresi (pulse duration) [16].

Doğru kromofor dalga boyu seçildikten sonra, uygulayıcı hedef kromofora mümkün olan en fazla fotonun ulaşmasını sağlamalıdır.

Bu, atım süresi ve fluence değerleri ayarlanarak etkili bir şekilde gerçekleştirilebilir [17].

Atım Süresi (Pulse Duration):

Epidermiste termal hasarı önlemek için 10 milisaniyeden (ms) uzun bir atım süresi tercih edilmelidir.

Kıl folikülünün etkili biçimde hasar görmesi için ise atım süresi, folikülün soğuma süresinden (yaklaşık 100 ms) uzun olmalıdır.

Bu iki kavram birleştirildiğinde, ideal atım süresi 10–100 ms aralığında olmalıdır.

Diğer Genel Önleyici Önlemler (General Preventive Measures)

Lazer uygulanacak bölgede bronzluk olmamalıdır. Bronz cilt, lazer etkinliğini azaltabilir ve komplikasyon riskini artırabilir.

İşlemden en az üç hafta önce cımbızla alma, ağda veya renk açma (bleaching) yapılmamalıdır. Çünkü başarılı lazer epilasyon için kıl kökü ve pigmentin korunması gerekir.

Lazer epilasyondan bir gün veya bir gece önce bölge tıraş edilmelidir.

İşlem öncesinde, ciltteki yağ veya kozmetik kalıntıları tamamen temizlemek için bölge dikkatlice yıkanmalıdır.

Lazer uygulaması öncesinde ve sonrasında bölge iyi nemlendirilmelidir. Bu, cilt yanıtını iyileştirir ve iyileşme sürecini hızlandırır [18].

Komplikasyonların Yönetimi (Management of Complications)

Lazer işlemleri, kozmetik uygulamalar arasında giderek yaygınlaşmakta ve yüksek dikkat gerektirmektedir.

Her ne kadar lazer epilasyon bazen küçük komplikasyonlara neden olabilse de, bunların yönetimi genellikle kolay ve etkilidir.

Topikal kortikosteroid kremler, eritem (kızarıklık) ve ödemi azaltmak için kullanılabilir.

Antibiyotikli merhemler, epidermal hasar (cilt yüzeyinde yara veya yanık) gözlenirse reçete edilebilir.

Hastalara işlem sonrasında güneş ışığından kaçınmaları önerilir.

Çoğu hastada işlem sonrası hafif güneş yanığı benzeri bir his oluşur; bu genellikle 2–3 saat içinde kaybolur.

Bu dönemde nemlendirici krem veya soğuk kompres uygulamak rahatlatıcıdır.

Kabarcık (bül) oluşan küçük alanlar, Bacitracin merhemi ile günde üç kez (TID) tedavi edilerek iyileştirilebilir.

Bazı hastalarda depigmentasyon (renk açıcı) tedavisi önerilebilir.

Parodoksal tüy artışı gözlenirse, altta yatan hormonal bozukluklar test edilmelidir; ardından uygun tedavi planı yapılır.

. Lazer Epilasyon İşleminde Tedavi Öncesi ve Sonrası Bakım [18]

Lazer epilasyon öncesi ve sonrası uygulanması gereken bakım protokolleri, işlem güvenliği ve etkinliğini artırmak açısından büyük önem taşır.

Tedavi öncesinde, lazer uygulanacak bölgenin temiz ve tıraş edilmiş olması gerekir. İşlemden yedi gün öncesine kadar güneş ışığına maruz kalmaktan kaçınılmalıdır. Kişi güneş yanığı olmuşsa veya bronzlaşmışsa, işlemden önce en az iki hafta beklenmelidir. Bu süre, ciltteki hassasiyetin azalmasına yardımcı olur.

Ayrıca, bölgenin ölü deriden arındırılması (peeling veya eksfoliasyon) önerilir. Mümkünse, işlemden 30–40 dakika önce anestezik krem uygulanabilir, ancak işlemden hemen önce krem cilt üzerinden tamamen temizlenmelidir.

Uçuk geçmişi olan kişilere işlemden önce antiviral ilaç kullanımı tavsiye edilir.

Antibiyotik kullanan bireylerde, bu ilaçların fotosensitivite (ışığa duyarlılık) oluşturabileceği göz önünde bulundurulmalıdır; uzun süreli antibiyotik tedavisi alan hastalar, lazerden en az yedi gün önce ilaç kullanımını durdurmalıdır.

Tedavi sonrasında, hastalar yedi gün boyunca doğrudan UV ışığına maruz kalmaktan kaçınmalıdır. Eğer kabarcık oluşmuşsa, bunlar patlatılmamalıdır. Ciltte açık yara veya soyulma varsa, tam iyileşme sağlanana kadar antibiyotikli merhem kullanılmalıdır.

Lazer sonrası bölge, soğuk havlu, buz kompresi veya aloe vera jel ile rahatlatılabilir.

İçe dönük tüy oluşumunu önlemek için bölgenin nazikçe soyulması (eksfoliasyon) tavsiye edilir.

Herhangi bir kimyasal işlem veya yeni lazer uygulaması, cilt tamamen toparlanmadan, en az iki hafta sonrasına kadar yapılmamalıdır.

Eğer lazer uygulaması tekrarlayan seanslar hâlinde yapılıyorsa, her seans öncesinde düzenli takip ve cilt kontrolü önem taşır.

Tablo 2. Komplikasyonların Yönetimi

Lazer epilasyon sonrasında ortaya çıkabilecek komplikasyonlar genellikle topikal tedaviler ve soğutma yöntemleri ile kolayca yönetilebilir.

Yanık (burning) durumlarında topikal kortikosteroid ve antibiyotik kombinasyonu kullanılır. Ek olarak, epidermal soğutma cihazlarının (cilt soğutucular) kullanılması hem önleyici hem de rahatlatıcı etki sağlar.

Yara izi (skar oluşumu) durumunda önleyici yaklaşım tercih edilir; lazer parametrelerinin doğru ayarlanması ve soğutma sistemlerinin kullanımı önerilir.

Pigment değişiklikleri (hipo- veya hiperpigmentasyon) için topikal steroid tedavisi uygulanır; ayrıca lazer parametrelerinin uygun şekilde ayarlanması ve güneşten korunma oldukça önemlidir.

Tedavi sonrası eritem (kızarıklık) ve ödem görüldüğünde yine topikal steroid kremler kullanılır.

Gözle ilgili komplikasyonlar için tedavi, komplikasyonun türüne özel olarak planlanmalıdır.

Ağrı (pain) durumlarında, soğutma cihazları veya topikal anestezik kremler etkili olur.

Purpura (cilt altı morarma) geliştiğinde, yalnızca önleyici yaklaşım yeterlidir; lazer parametrelerinin dikkatli ayarlanması gerekir.

Bazı vakalarda Eflornitin kullanılmış olsa da, yapılan gözlemler sonucunda belirgin bir iyileşme görülmemiştir (Bkz. Tablo 2).

Lazer Tedavisinde Soğutma Cihazları (Cooling Devices in Laser Therapy)

Lazer epilasyon sırasında zaman zaman doku hasarları meydana gelebilir. Özellikle koyu ten rengine sahip bireyler, yüksek melanin içeriği nedeniyle lazer enerjisine karşı daha hassastır. Melanin, lazer ışığından gelen enerjiyi emer ve bu da ciltte ısı artışına ve yanıklara neden olabilir [19].

Bu nedenle, doku hasarını önlemek amacıyla çeşitli soğutma yöntemleri geliştirilmiştir.

1. Buz Küpü ile Soğutma (Ice-Cube Cooling)

En basit ve kolay uygulanabilir yöntemlerden biridir. Buz küpü yöntemi, tüm lazer tedavilerinde kullanılabilir.

Buz paketi, yumuşak bir beze sarılarak yaklaşık 15 dakika boyunca veya yanma hissi geçene kadar tedavi bölgesine uygulanır.

Günümüzde bu yöntem, özellikle lazer epilasyon, doğum lekeleri (port-wine stain) ve bacak telanjiektazilerinde (kılcal damar genişlemesi) yaygın olarak kullanılmaktadır [20].

2. Safir Uç Soğutma (Sapphire Tip Cooling)

Safir uç yöntemi, lazer tedavisinden önce, sırasında ve sonrasında kullanılabilir.

Genellikle 10 ms’den uzun atım süresi olan lazerlerde tercih edilir.

Kullanımı kolaydır, ancak yüksek maliyeti nedeniyle uygulama alanı sınırlıdır [21,22].

3. Kriyojen Sprey (Cryogen Spray)

İlk kullanılan soğutma spreylerinden biridir ve sıvı nitrojen içerir. Yaklaşık 20 cm uzaklıktan cilde püskürtülürdü.

Ancak bu yöntem artık kullanılmamaktadır, çünkü kriyonekrozis (soğuk hasarına bağlı doku ölümü) riskine neden olabilmektedir.

4. Dinamik Soğutma Cihazı (Dynamic Cooling Device)

Bu sistem, modern lazer cihazlarıyla entegre çalışır ve kriyojen sprey (zehirsiz 1,1,1,2-tetrafloroetan veya R-134a) kullanır.

Kriyojen, lazer atımından hemen önce püskürtülür ve yalnızca yüzeysel dokunun 200 mikronluk kısmını seçici biçimde soğutur [23].

Genellikle atım süresi 5 ms’den kısa olan lazer tedavilerinde kullanılır.

5. Zimmer Soğutma Sistemi

Zimmer cihazı, lazer tedavisinden önce, sırasında ve sonrasında kullanılabilen, hava soğutma temelli bir sistemdir.

Epidermisi etkili şekilde soğuturken, lazer ışınına müdahale etmez ve her tür lazer cihazıyla uyumlu çalışır.

Zimmer, tüm işlem boyunca soğutulmuş hava üfleyerek hem hasta hem de uygulayıcı için konfor sağlar.

Genellikle dövme silme, lazer epilasyon, doğum lekeleri (port-wine stain) ve diğer damarsal lezyonların tedavisinde kullanılır [24].

Bununla birlikte, bazı çalışmalarda Zimmer kullanımının post-inflamatuar hiperpigmentasyon (iltihap sonrası cilt koyulaşması) riskini artırabileceği bildirilmiştir [25].

Lazer epilasyon, istenmeyen tüylerin giderilmesinde yaygın olarak kullanılan bir kozmetik işlemdir.

Bu yöntemin temelinde, selektif fototermoliz (Selective Photothermolysis) prensibi yer alır.

Modern lazer sistemlerinde, lazerin neden olabileceği aşırı ısıya bağlı komplikasyonları önlemek amacıyla kriyojen sprey, temas soğutma (contact cooling) ve hava soğutma (air cooling) gibi sistemler kullanılmaktadır.

Lazer tedavisinin başarısı, kıl rengi, cilt rengi, cilt duyarlılığı ve kullanılan cihazın tipi gibi çok sayıda faktöre bağlıdır.

Lazerle ilişkili komplikasyonlar yaygındır, ancak çoğu basit önlemler ve uygun bakım ile kolayca tedavi edilebilir.

Yanıklar, skar oluşumu, ürtiker (alerjik kabarıklık) gibi durumlar genellikle işlem sonrasında hemen görülürken; folikülit ve Fox-Fordyce hastalığı gibi bazı komplikasyonlar daha geç dönemde ortaya çıkabilir.

Tüm bu komplikasyonlar, önleyici tedbirlerin dikkatle uygulanmasıyla büyük ölçüde engellenebilir.

Uygun tedavi, her komplikasyonun türüne göre belirlenmelidir.

Bu nedenle, hastalara işlem öncesi riskler, güvenli uygulama yöntemleri ve komplikasyon önleme adımları açıkça anlatılmalıdır.